Diktalarla, diktatörlerle, darbecilerle, cuntalarla, beşinci kol çevrelerle, iç ve dış mihraklarla, demokrasi düşmanlarıyla ve her türlü vesayetçilerle mücadele ede ede, dövüşe dövüşe bugünlere geldik”3 Mayıs bir bayram değildir. Milli şuurun ayaklanmasıdır.”
3 Mayıs 1944’te yakılan meşale, Ülkücü yolumuza ışık tutmaya devam ediyor.
3 Mayıs haktan, halktan ve hakikatten yana olanların inançlı ve kararlı duruşudur.
3 Mayıs zulme, muktedirlere, başkaldırma kültürüdür.
Biz Türk milliyetçileri, tarihimiz boyunca diktalara, diktatörlüklere karşı çıktık, mücadele ettik. Ülkücüler ne diktalara ne diktatörlere boyun eğer!
1944’ten bu yana ‘tek parti rejimine, tek adam diktatörlüğüne hayır’ diyoruz.
Biz Türk milliyetçileri, dik durmayı, zulme, kötülüğe ve kötü olana karşı direnmeyi, hak ve adalet uğrunda mücadele etmeyi haksızlıklara karşı çıkmayı, zalimlere başkaldırıyı Atsız Hoca’dan, Serdengeçti’den, Başbuğ Türkeş’ten, Muhsin Başkan’dan, şanlı tarihimizden, kahraman şehitlerimizden, Ülkücü geleneğimizden öğrendik.”Her yıl olduğu gibi bu yıl da Yusuf Akçura’dan Hüseyin Nihal Atsız’a, Alparslan Türkeş’ten Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’na, Türk Milliyetçiliğinin bayrak şahsiyetlerini, sevgiyle, saygıyla ve rahmetle yâd ediyor.
Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır. Türklük güçlenir.
Bu vesile ile başta Başbuğ Alparslan Türkeş olmak üzere, Nihal Atsız’ı, Zeki Velidi Togan’ı, Fethi Tevetoğlu’nu, Reha Oğuz Türkkan’ı, Hüseyin Namık Orkun’u, Hasan Ferit Cansever’i, Nejdet Sançar’ı, Zeki Sofuoğlu’nu ve adını sayamadığım diğer tüm Türk büyüklerini rahmetle anıyorum

administrator

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir